Ataköy Şafak Hastanesi

Sağlığınız için buradayız
Smaller Font Default Font Larger Font
Turkish Arabic English German Russian Spanish

Misyon

Sağlıklı bir toplum anlayışı ile hasta memnuniyeti odaklı,yüksek kalitede nitelikli sağlık hizmetini tıbbi etik değerler çerçevesinde, ekonomik olarak sunmak. 

Vizyon

Çağdaş altyapısı, deneyimli ekibi ile uluslar arası sağlık standartlarını benimseyen, tedavi edici uygulamaların yanı sıra koruyucu sağlık hizmetlerine de önem veren, saygın referans bir sağlık kuruluşu olmak.

Vinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo Slider

Hekim Arama

Hastanemizi Nasıl Seçtiniz?

Bel Fıtığı

İstanbul Şafak Hastanemizde ; Bel bölgesinde 5 adet omurga ve bunların arasında da disk denilen yapılar vardır. Sağlıklı bir bel; omurga, omurgayı birbirine bağlayan eklemler, bağ yapıları, diskler, omurilik kesesi ve kasların normal anatomik beraberliği ile olanaklıdır. Gövdenin tüm ağırlığının bacaklara aktarımı bel bölgesinde yerleşik bu yapılar aracılığıyla olur. Bu yapılardan bir veya birkaçında oluşabilecek sorunlar, bel ağrısına neden olur. Tıpta lomber disk hernisi denilen ancak günlük kullanımda hastaların bel fıtığı olarak adlandırdıkları hastalık, omurgalar arasındaki disk denilen yapılardan gelişmektedir. Erişkinlerin %80'i, yaşamlarında en az bir kez ciddi bir bel ağrısı atağı geçirirler. Bu sorun da çoğunlukla yatakta dinlenme ve/veya ilaç tedavisi ile çözülür. Bel ve bacaklara vuran ağrının en önemli nedenlerinden biri; bel fıtığıdır. Bel fıtıklarının çoğu son 2 disk yapısından kaynaklanır. Fıtıklaşan disk bel ağrısı oluşturabilir veya omurilikten çıkan sinir köklerine bası yapıp bacak ağrısına neden olabilir.

     İstanbul Şafak Hastanemizde ; Sizin şikayetlerinizi ve hastalık öykünüzü dinlemek, muayenenizi yapmak, gerekli laboratuvar ve radyolojik incelemeleri uygulamak sonrasında tanınızı belirledikten sonra tedavi planında temel olarak önümüzde 2 seçenek olacaktır. Bunlardan biri istirahat, ilaç tedavisi, fizik tedavi uygulamaları, ağrı tedavisine yönelik girişimsel uygulamaları içeren tedavilerdir. Diğer tedavi yöntemi ise cerrahidir. Beyin ve sinir cerrahi uzmanı olarak bunlardan hangisinin uygun olduğuna yukarıda belirttiğim süreç sonrasında karar verip size öneride bulunacağım. Cerrahi tedaviye karar vermemde temel etkenler: Hastanın sosyal ve iş yaşamını ileri derece etkileyen ve dinlenme-ilaç tedavisine yanıt vermeyen ağrı, idrar ve gaita sorunları, bacakta ve/veya ayakta kuvvet kaybıdır.

 

     Özellikle son yıllarda cerrahi tedavi konusunda hastalarımızın akıllarında bir kavram kargaşası yaşanmaktadır. Bu yazıyı yazmamın amacı da cerrahi tedavi seçeneklerini daha anlaşılır bir dille sizlere anlatmaktır. Cerrahi tedavide amaç, ağrı ve bacakta güçsüzlüğe neden olan fıtıklaşmış diskin sinire olan basısının ortadan kaldırılmasıdır. Lomber disk hernisi olan hastaya açık diskektomi veya mikrodiskektomi ameliyatı önerilebilir.

     Açık diskektomi ameliyatı genel anestezi altında, hasta yüzüstü veya diz-dirsek pozisyonunda uygulanır. Ciltte yapılan 2-4 cm'lik kesiden yapılır. Daha sonra kas dokusu sıyrılarak ekartör yerleştirilir. Omurganın arkasındaki kemik dokudan küçük bir pencere açılarak, hemen altındaki bağ dokusuna ulaşılır ve bu dokunun bazen alınarak bazen bağ dokusunda da küçük bir giriş yeri açılmasını takiben omurilik kesesi ve buradan çıkan sinir kökü görülür. Sonrasında hastada yakınmayı artıran sinir köküne basan fıtık parçası görülür ve çıkarılır. Daha sonra fıtığın oluştuğu disk mesafesine girilerek diskektomi işlemi yapılır ve kanama kontrolu yapıldıktan sonra ameliyat sonlandırılır.

     Mikrodiskektomi ameliyatında ise daha küçük kesi kullanılır ve daha az kas dokusu ekarte edilir. Bu da hastanın ameliyat sonrası döneminin daha rahat ve ağrısız geçmesine neden olur. Ameliyatta kullanılan mikroskop ise dokuların daha büyük ve ayrıntılı tanınmasını sağlayarak komplikasyon olasılığını azaltır. Halen MİKRODİSKEKTOMİ bel fıtığı cerrahisinde kullanılan ALTIN STANDART cerrahi tedavi yöntemidir. Hastaların kapalı bel fıtığı ameliyatı olarak tanımladıkları, endoskopik lomber diskektomi ameliyatı da küçük bir insizyondan yapılmaktadır. Ancak hala bel fıtığı ameliyatlarında kullanılırlığı sınırlıdır. Ameliyat video ekranına bakılarak yapıldığından 2 boyutlu olarak görüntü alınmaktadır. Bu da mikroskobun 3 boyutlu görüntü desteği ile karşılaştırıldığında dezavantaj yaratmaktadır. Bunun nedeni endoskopik disk cerrahisi sırasında derinlik hissinin olmamasıdır.

     Bu operasyonlar sonrası nüks oranlarına baktığımızda; genellikle %5-12 arasındadır. Bel fıtığı ameliyatı sonrası sizi neler bekliyor ve öneriler için ana sayfada yine tarafımdan hazırlanan 'Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Merak Ettikleriniz' bölümüne bakınız.

www.atakoyhastanesi.com.tr

Sitede Ara!

Bizden Haberler

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
Prev Next

Dr. Cengizhan DURSUN

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cengizhan DURSUN hastanemizde hasta kabulüne başlamıştır.

Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Yepyeni Bir Buluş: BiyotutkalÖzellikle son dönemde “yetmezlikli varis” damarlarında biyolojik tutkal uygulamasının, artık lazerden de konforlu olması, bu hastalığın tedavisini da...

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Ameliyatsız Varis Tedavisi  Toplumumuzda bilinenden çok daha sık rastlanan varisin farklı türleri var. Özellikle bacaklarda iç varis,  yüzeysel varis,  bağlantı damarları varisi...

Pınar Bayramgürler Ödül

Pınar Bayramgürler Ödül

Bahçelievler Kadın Meclisi Yılın Başarılı Kadınlarını seçti… Bahçelievler Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından “Topluma Örnek Olmuş Kadın” ödülleri önceki akşam sahiplerini bul...

Şeker hastalığı ( Tip 2 Diabet ) Ameliyatı

Şeker hastalığı ( Tip 2 Diabet ) Ameliyatı

  Şeker hastalığını yani Tip II Diyabeti ameliyatla düzeltme fikri ilk olarak Dünyanın en prestijli bilimsel arastırmalarının yayınlandığı Annals of Surgery dergisinde 1995 yılınd...

Bel ve Boyun Ameliyatları

Bel ve Boyun Ameliyatları

Şu unutulmamalıdır ki; biz boyun rahatsızlıklarının yaklaşık % 95′ini cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edebiliyoruz. Demek oluyorki; %5 gibi az bir kesimi ameliyat ediyoruz. Bu %5′l...