Ataköy Şafak Hastanesi

Sağlığınız için buradayız
Smaller Font Default Font Larger Font
Turkish Arabic English German Russian Spanish

Misyon

Sağlıklı bir toplum anlayışı ile hasta memnuniyeti odaklı,yüksek kalitede nitelikli sağlık hizmetini tıbbi etik değerler çerçevesinde, ekonomik olarak sunmak. 

Vizyon

Çağdaş altyapısı, deneyimli ekibi ile uluslar arası sağlık standartlarını benimseyen, tedavi edici uygulamaların yanı sıra koruyucu sağlık hizmetlerine de önem veren, saygın referans bir sağlık kuruluşu olmak.

Vinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo Slider

Hekim Arama

Hastanemizi Nasıl Seçtiniz?

Adenit

Boyundaki lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltahaplı şişliğe adenit denir.
Boyundaki derin ve yüzeyel fasyalar arasında yer alan tonsiler, submandibuler, submental, oksipital, yüzeyel ve derin juguler, nukkal, spinal aksesuar ve transvers servikal lenf bezlerinin enfeksiyonudur. Etkenler genellikle viruslar, S. aureus, grup A streptokok, diğer streptokoklar, anaerob bakteriler, Bartonella henseleae, atipik mikobakteriler ve Gram negatif basillerdir. Akut bilateral adenitler daha çok viruslara ve grup A streptokoka, akut tek taraflı adenitler S. aureus, grup A streptokok, anaerob bakteriler ve viruslara, subakut ve kronik adenitler ise atipik mikobakteriler, tüberküloz, toksoplazmozis ve kedi tırmığı hastalığı (Bartonella henseleae)'na bağlıdır. Nadiren M. tuberculosis, mantarlar, T. gondii, F. tularencis, Y. pestis, HIV ve C. diphtheriae da etken olarak karşımıza çıkabilir. Mikroorganizmalar genellikle üst solunum yolu, tonsiller ve dişlerden veya travma yolu ile, nadiren kan yolu ile lenf bezlerine gelir.

Klinik: Lenf bezi büyümesinin süresine ve tek veya iki taraflı olmasına bağlı olarak değişir. Sistemik semptomlar genellikle yok veya hafiftir. Birlikte etraf dokuda sellülit veya bakteriyemi varsa, yüksek ateş görülebilir. Özellikle streptokok adenitlerinde başlangıçta üst solunum yolu enfeksiyonu semptomları olabilir. Lenf bezi büyüklüğü 2-6 cm kadar olabilir, en sık submandibular (% 50-60) ve üst servikal bezler (% 25-30) etkilenir. Bez üzerindeki deri genellikle hiperemiktir ve lokal ısı artımı vardır. Vakaların yaklaşık Â?'ünde fluktuasyon alınır. Daha çok S. aureus ve mikobakteri enfeksiyonlarında süpürasyon olabilir. Lenf bezlerinin yoğun olarak bulunduğu diğer bölgeler (klavikula üstü, aksilla ve inguinal bölge) kontrol edilmeli, dalak ve karaciğer büyüklüğü araştırılmalıdır. Vücutta yaygın lenfadenopati ve hepatosplenomegali varsa, servikal lenfadenopati genellikle sistemik bir hastalığa (EBV, CMV gibi viral enfeksiyonlar, toksoplazmozis, tüberküloz, kollajen doku hastalıkları, lösemi) cevap olarak gelişmiştir. Ağız boşluğu, farinks, burun, kulak, saçlı deri gibi lenf drenajı boyundan geçen bölgelerin muayenesi ile muhtemel primer kaynak ile ilgili bilgi elde edilir.

Komplikasyonlar: Abse formasyonu, sellülit, bakteriyemi, internal juguler ven trombozu, etkene bağlı komplikasyonlar (akut romatizmal ateş, glomerulonefrit, haşlanmış deri sendromu)

Tanı: Hafif vakalarda klinik tanı yeterlidir. Ancak antibiyotik tedavisine cevap alınamazsa, iğne aspirasyonu veya insizyon ile örnek alınıp Gram, Wright ve Ziehl-Nielsen boyaları ile boyanıp incelenmeli, gerekirse sitolojik ve patolojik yönden değerlendirilmelidir. Ağır vakalarda tedaviye başlamadan örnek alınması uygun olur. Persistan, 8-12 haftada tanı konamamış adenitlerde ve neoplazi ile uyumlu bulgular varsa (alt servikal ve supraklavikular lenfadenopatiler, kilo kaybı, düşmeyen ateş, deriye ve derin dokulara yapışıklık)

Ayırıcı Tanı: Kabakulak, bakteriyel parotitis, diş abseleri, konjenital boyun kitleleri (tiroglossal kanal kisti, brankial yarık kisti, kistik higroma, epidermoid kist), boyun tümörleri (lenfoma, nörojenik tümörler, tiroid tümörleri, parotis tümörleri, Kawasaki hastalığı, ilaç reaksiyonları, kollajen doku hastalıkları, sarkoidoz, retiküloendotelyozlar, depo hastalıkları.

Tedavi: Lenf bezinin fazla büyümediği, hassasiyetinin az olduğu ve primer enfeksiyon odağının bulunmadığı hafif vakalarda antibiyotik tedavisine gerek yoktur, lenf bezi küçülmeye başlayıncaya kadar haftalık kontrollerle izlenmesi yeterlidir.

Büyüme devam ederse veya hasta başvurduğunda lenf bezi büyük (ancak 3 cm'den küçük), hassas, deri kızarık ve primer enfeksiyon odağı yoksa oral empirik antibiyotik tedavisi başlanıp, küçülme oluncaya kadar izlenir. Bu hastalarda antibiyotik olarak flucloxacillin, cephalexin, clindamycin veya amoxicillin/clavulanate kullanılabilir.

Lenf bezi 3 cm veya daha büyükse, inflame ise, birlikte sellülit varsa ve/veya sistemik semptom ve bulgular varsa, başlangıç antibiyotik tedavisine cevap vermemişse, hastanın hospitalize edilmesi ve insizyon veya dreya drenaj ile örnek alınıp incelenmesi uygun olur. Etken saptanamamışsa, veya sonuçları beklerken parenteral clindamycin, cefazolin + metronidazole, sulbactam/ampicillin veya vankomycin (veya teikoplanin) + metronidazole tedavilerinden biri başlanabilir.

www.atakoyhastanesi.com.tr

Sitede Ara!

Bizden Haberler

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
Prev Next

Dr. Cengizhan DURSUN

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cengizhan DURSUN hastanemizde hasta kabulüne başlamıştır.

Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Yepyeni Bir Buluş: BiyotutkalÖzellikle son dönemde “yetmezlikli varis” damarlarında biyolojik tutkal uygulamasının, artık lazerden de konforlu olması, bu hastalığın tedavisini da...

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Ameliyatsız Varis Tedavisi  Toplumumuzda bilinenden çok daha sık rastlanan varisin farklı türleri var. Özellikle bacaklarda iç varis,  yüzeysel varis,  bağlantı damarları varisi...

Pınar Bayramgürler Ödül

Pınar Bayramgürler Ödül

Bahçelievler Kadın Meclisi Yılın Başarılı Kadınlarını seçti… Bahçelievler Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından “Topluma Örnek Olmuş Kadın” ödülleri önceki akşam sahiplerini bul...

Şeker hastalığı ( Tip 2 Diabet ) Ameliyatı

Şeker hastalığı ( Tip 2 Diabet ) Ameliyatı

  Şeker hastalığını yani Tip II Diyabeti ameliyatla düzeltme fikri ilk olarak Dünyanın en prestijli bilimsel arastırmalarının yayınlandığı Annals of Surgery dergisinde 1995 yılınd...

Bel ve Boyun Ameliyatları

Bel ve Boyun Ameliyatları

Şu unutulmamalıdır ki; biz boyun rahatsızlıklarının yaklaşık % 95′ini cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edebiliyoruz. Demek oluyorki; %5 gibi az bir kesimi ameliyat ediyoruz. Bu %5′l...